Doğru cevap: C şıkkı – Bent ve kıt’lardan/kuplelerden bölümlenen olmuştur.
1. Metni önce birlikte okuyalım
Fotoğraftaki 17. soru şöyle (okuyabildiğim kadarıyla):
Ağam İstanbul’u mektebin mi tuttun
Göndüm güzelini beni unuttun
Beni sevince köyde mi unuttun aman
Gayrı dayanacak özüm kalmadı
Mektuba yazacak sözüm kalmadı
Soru:
“Aşağıdakilerden hangisi bu şiirin ait olduğu nazım şeklini kesin bir şekilde belirlemek için kullanılabilecek bir özellikti?”
Şıklar:
A) Sade bir dil kullanılmıştır.
B) Redif ve kafiye’den yararlanılmıştır.
C) Bent ve kıtalardan/bölümlerden oluşmuştur.
D) Hece ölçüsüyle kaleme alınmıştır.
E) Aşk temasında söylenmiştir.
(İbareler ufak değişiklikle böyle.)
2. Neden C şıkkı?
Bu şiir, halk edebiyatı nazım şekilleri içinde yer alan bir biçime ait (örneğin türkü, mani türevi, koşma vb. bir halk şiiri / türkü parçası gibi düşünebilirsin).
- A, B, D, E şıkları:
Bu özellikler birçok farklı nazım şeklinde de bulunabilir:
- Sade dil: Hem türküde, hem koşmada, hem manide, hatta bazı divan şiirlerinde bile olabilir.
- Redif–kafiye: Bütün nazım biçimlerinde ortak olabilir; ayırt ettirici değil.
- Hece ölçüsü: Yine pek çok halk nazım biçiminde kullanılır, biçimi kesin belirlemez.
- Aşk teması: Koşma, türkü, gazel, şarkı… bir sürü nazım biçimi aşk teması işler.
Yani bu dört madde “ayırt edici, kesin belirleyici” özellik değildir.
- C şıkkı – Bent ve kıtalardan/bölümlerden oluşması:
Bazı nazım şekillerinin en kesin ayırt edici yönü, bölüm yapılarıdır:
- Örneğin türküde: 3–5 dörtlük + nakarat (bağlama),
- Şarkıda: bentler + nakarat,
- Müstezat, murabba, terciibent, terkibibent gibi biçimlerde yine bent yapısı çok belirleyicidir.
Bir şiirin bent/kıta düzeni, çoğu zaman onun hangi nazım şekli olduğunu netleştirir. Bu yüzden öğretmen/ölçme mantığı şöyle:
“Bu şiirin ait olduğu nazım şeklini kesin belirlemek istiyorsan,
sadece sade dil, aşk konusu gibi genel özelliklere değil,
**bent/kıta yapısına bakmalısın.”
Dolayısıyla doğru cevap: C.
3. Diğer şıklar niye yanlış (ayırt edici değil)?
-
A) Sade bir dil kullanılmıştır.
Halk şiirlerinin çoğunda sade dil vardır ama mani mi, koşma mı, türkü mü olduğuna buradan karar veremezsin.
-
B) Redif ve kafiyeden yararlanılmıştır.
Kafiye-redif neredeyse bütün şiir türlerinde kullanılır; özel değil.
-
D) Hece ölçüsüyle kaleme alınmıştır.
Hece ölçüsü; mani, koşma, türkü, destan… hepsinde var. Yine ayırt edici değil.
-
E) Aşk temasında söylenmiştir.
Aşk, o kadar yaygın bir tema ki gazel, şarkı, koşma, türkü gibi pek çok biçimde karşına çıkar.
Bu yüzden sadece C şıkkı, “nazım şeklini kesin belirlemek” şartına uyar.
İstersen bir sonraki sayfadaki 18. sorunun da fotoğrafını çekip at, onu da aynı şekilde adım adım çözelim.
TERİMLER:
Bent: Bir şiirin, birden çok dizeden oluşan bölümlerinden her biri.
Hece ölçüsü: Dizelerdeki hece sayısına göre kurulan şiir ölçüsü.
Kafiye: Dizelerin sonunda ses benzerliği (uyak).
Kıta: Bir şiirin kendi içinde bütünlük taşıyan dize grubu; bölüm.
Nazım şekli: Şiirin dış yapısını belirleyen kalıp; dize sayısı, kafiye düzeni, bölümlenmesi gibi özelliklere göre adlandırılan biçim (koşma, türkü, gazel gibi).
Redif: Dizelerin sonunda anlamı ve yazılışı aynı, görevleri de aynı olan ek ya da sözcüklerin tekrarı.