Murabba şiiri söz sanatları: Sıdk ile terk edelim her emeli her hevesi

MURABBA

Sıdk ile terkedelim her emeli her hevesi Kıralım hâil ise azmimize ten kafesi İnledikçe eleminden vatanın her nefesi Gelin imdâda diyor bak budur Allah sesi

Bize gayret yakışır merhamet Allah’ındır Hükm-i âtî ne fakîrin ne şehinşâhındır Dinle feryâdını kim terceme-i âhındır İnledikçe ne diyor bak vatanın her nefesi

Mahveder kendini bülbül bile hürriyet için Çekilir mi bu belâ âlem-i pür-mihnet için Dîn için devlet için can çekişen millet için Azme hâil mi olurmuş bu çürük ten kafesi

Memleket bitti yine bitmedi hâlâ sen ben Bize bu hâl ile bizden büyük olmaz düşmen Dest-i a’dâdayız Allah için ey ehl-i vatan Yetişir terkedelim gayri hevâ vü hevesi

SÖZ SANATLARI NELERDİR

Murabba Şiiri ve Söz Sanatları

Murabba, divan edebiyatında kullanılan belli bir kalıba sahip olan bir şiir türüdür. İkişer misra arasında sesteşlik bulunan dört beyitlik manzumeler şeklinde yazılır. Bu tür manzumeler genellikle bir öğüt, bir sitem, bir özlem veya bir medhiye içerir. Verilen metin de bu tarz bir manzumedir ve birçok söz sanatının izlerini taşır.

Söz Sanatları ve Murabba Şiiri

Murabba’da çeşitli söz sanatlarına rastlanabilir. Aşağıdaki örneklerde bu sanatların uygulamalarına işaret edilecektir:

  1. Teşbih (benzetme): “Mahveder kendini bülbül bile hürriyet için”. Bu cümlede, insanın özgürlük uğruna bülbül gibi kendini feda edebileceği belirtiliyor. İnsan ile bülbül arasında yapılan bu benzetme, teşbihin bir örneğidir.

  2. Kişileştirme (teşhis): “İnledikçe eleminden vatanın her nefesi”. Bu cümlede vatan, insanmış gibi acı çekiyor ve inliyormuş gibi tasvir edilmiştir. Bu anlatım tarzı, teşhisi ifade eder.

  3. Mübalağa (abartma): “Azme hâil mi olurmuş bu çürük ten kafesi”. Bu cümlede, vücut (“ten kafesi”) azmin önünde bir engel olarak nitelendiriliyor ve bu durum abartılı bir dille ifade ediliyor. Dolayısıyla bu ifade, mübalağa örneği oluşturur.

  4. Nida (seslenme): “Gelin imdada diyor”. Bu cümlede, okuyucuya, dinleyiciye veya belirli bir kişiye doğrudan seslenildiği görülür ve bu anlatım tarzı nida olarak adlandırılır.

TERİMLER:

Teşbih: Bir şeyi, bir başka şeye benzetme amacıyla kullanılan bir söz sanatıdır.

Teşhis: Canlı olmayan bir varlığa, insan gibi hareket etme yetisi atfedilerek yapılan bir anlatım biçimidir.

Mübalağa: Bir durumu olduğundan farklı veya daha abartılı bir şekilde ifade etme sanatıdır.

Nida: Kişiye doğrudan hitap ederek onun dikkatini çekme söz sanatıdır.

Sıdk ile terkedelim her emeli her hevesi

  • Teşhis: “Vatanın her nefesi” ifadesinde, vatan cansız bir varlık olmasına rağmen, insan gibi nefes alabiliyormuş gibi anlatılmıştır.
  • Mübalağa: “Her emeli her hevesi” ifadesi, vatanseverlerin, vatan için her türlü arzu ve isteğini terk etmelerini ifade eder. Bu, oldukça büyük bir fedakârlıktır.

Kıralım hâil ise azmimize ten kafesi

  • Teşhis: “Ten kafesi” ifadesinde, insan bedeni, bir kafes gibi anlatılmıştır.

İnledikçe eleminden vatanın her nefesi

  • Teşhis: “Vatanın her nefesi” ifadesinde, vatan cansız bir varlık olmasına rağmen, insan gibi acı çekiyormuş gibi anlatılmıştır.

Gelin imdâda diyor bak budur Allah sesi

  • Teşhis: “Allah sesi” ifadesinde, Allah’ın sesi, insan sesi gibi anlatılmıştır.

Bize gayret yakışır merhamet Allah’ındır

  • Teşhis: “Merhamet” kelimesi, Allah’a atfedilerek, Allah’ın merhametli bir varlık olduğu vurgulanmıştır.

Hükm-i âtî ne fakîrin ne şehinşâhındır

  • Teşhis: “Fakîr” ve “şehinşah” kelimeleri, Allah’a atfedilerek, Allah’ın her şeyi bilen ve her şeyi kontrol eden bir varlık olduğu vurgulanmıştır.

Dinle feryâdını kim terceme-i âhındır

  • Teşhis: “Feryâd” ve “âh” kelimeleri, insan gibi canli varlıklarmış gibi anlatılmıştır.

İnledikçe ne diyor bak vatanın her nefesi

  • Tekrar: “İnledikçe” kelimesi, birinci beyitte olduğu gibi, ikinci beyitte de tekrarlanarak, vatan sevgisinin sürekliliğini vurgulamıştır.

Mahveder kendini bülbül bile hürriyet için

  • Teşhis: “Bülbül” kelimesi, insan gibi hürriyete düşkün bir varlıkmış gibi anlatılmıştır.

Çekilir mi bu belâ âlem-i pür-mihnet için

  • Teşhis: “Âlem” kelimesi, insan gibi acı çeken bir varlıkmış gibi anlatılmıştır.

Dîn için devlet için can çekişen millet için

  • Teşhis: “Millet” kelimesi, insan gibi can çekişen bir varlıkmış gibi anlatılmıştır.

Azme hâil mi olurmuş bu çürük ten kafesi

  • Teşhis: “Ten kafesi” ifadesinde, insan bedeni, bir kafes gibi anlatılmıştır.

Memleket bitti yine bitmedi hâlâ sen ben

  • Tekrar: “Memleket” kelimesi, birinci beyitte olduğu gibi, dördüncü beyitte de tekrarlanarak, vatan sevgisinin sürekliliğini vurgulamıştır.

Bize bu hâl ile bizden büyük olmaz düşmen

  • Teşhis: “Düşman” kelimesi, insan gibi düşünceli bir varlıkmış gibi anlatılmıştır.

Dest-i a’dâdayız Allah için ey ehl-i vatan

  • Teşhis: “Ehl-i vatan” kelimesi, insan gibi Allah’a dua eden bir varlıkmış gibi anlatılmıştır.

Yeterir terkedelim gayri hevâ vü hevesi

  • Tekrar: “Terk edelim” kelimesi, birinci beyitte olduğu gibi, dördüncü beyitte de tekrarlanarak, vatan sevgisinin sürekliliğini vurgulamıştır.

Bu şiirde, teşhis, mübalağa, teşhis, tekrar, istiare, mecaz-ı mürsel, kinaye gibi söz sanatları kullanılmıştır.