- Bir astronomi uzmanı, yaptığı hesap sonucu güneşin tutulacağını tespit eder ve önceden haber verir. Günü gelince de güneş, uzmanın haberine uygun olarak tutulur. Şimdi soralım: Güneş, bu uzman haber verdiği için mi tutulmuş, yoksa güneş yapılan hesap sonucu tutulacağı için mi uzman bunu önceden haber vermiştir? Başka bir ifade ile uzmanın, güneşin tutulacağını bildirmesi mi güneşin tutulmasına sebep olmuş, yoksa güneşin tutulacağı mı uzmanın önceden bunu bildirmesine sebep olmuştur? Hiç şüphe yok ki, güneşin tutulacağı uzmanın bunu tespit edip haber vermesine sebep olmuştur. Yoksa uzman bunu haber verdiği için güneş tutulmuş değildir. İşte, bizim yapacağımız işleri Allah’ın önceden bilmiş olması da bunun gibidir. Yani bizim, kendi isteğimizle yaptığımız işleri Allah ezelî ilmiyle önceden bilip takdir ediyor. Yoksa O, bildiği ve takdir ettiği için biz onları yapmak zorunda kalmıyoruz.
Bu metinden hareketle;
I. Olan her şey bir sebebe bağlı olarak gerçekleşmektedir.
II. Allah her şeyi bilir ama kullarını tercihlerinde zorlamaz.
III. Evrende kendiliğinden devam eden bir düzen vardır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) I ve II
B) I ve III
C) II ve III
D) I, II ve III
Genel açıklama: Metin, güneş tutulması analojisiyle ilahî bilginin insan iradesini zorunlu kılmadığını ve evrendeki sebep-sonuç düzenini tartışan çoktan seçmeli bir soru içerir.
Doğru cevap: D) I, II ve III.
Metinden çıkarılabilecek yargılar
I. Olan her şey bir sebebe bağlı olarak gerçekleşmektedir.
Metin, güneş tutulmasının uzmanın hesap ve tespiti sonucu öngörüldüğünü ve tutulmanın uzmanın haber vermesinden değil, hesaplanan sebepten kaynaklandığını vurguluyor. Bu nedenle metinden neden-sonuç ilişkisine (sebebe bağlılık) işaret edildiği söylenebilir.
II. Allah her şeyi bilir ama kullarını tercihlerinde zorlamaz.
Metinde yapılan karşılaştırmada, uzmanın önceden bilmesi tutulmaya sebep olmadığı gibi, Allah’ın ezelî ilminin bizim tercih ve fiillerimize zorlayıcı olmadığı anlatılıyor: Allah bildiği için biz yapmaya mecbur değiliz. Dolayısıyla II. yargı doğrudan metnin anlamıyla örtüşür.
III. Evrende kendiliğinden devam eden bir düzen vardır.
Uzmanın hesap yapabilmesi ve öngörüde bulunabilmesi, doğa olaylarının düzenli ve öngörülebilir bir işleyişe sahip olduğuna dayanır. Metin, olayların doğal sebeplere bağlı gerçekleştiğini örnekleyerek bu düzenin varlığını ima eder; bu yüzden III. yargı da metinden çıkarılabilir.
Neden diğer kombinasyonlar eksik kalır?
- A (I ve II) ve B (I ve III) ve C (II ve III) seçenekleri, metnin açıkça desteklediği bütün sonuçları kapsamaz. Metin hem sebep-sonuç ilişkisini, hem Allah’ın bilmesi ile insanın zorlanmaması fikrini, hem de doğadaki düzenin varlığını aynı zamanda ima etmektedir; bu yüzden yalnızca ikisini seçmek eksik olur.
TERİMLER:
Düzen: Doğadaki olayların belirli kurallar ve sürekli ilişki içinde gerçekleşmesi durumu.
Ezelî ilim: Zaman dışı veya başlangıcı olmayan bir bilgi; burada Allah’ın önceden bilmesi anlamında kullanılmıştır.
Sebep: Bir olayın oluşmasına yol açan etken veya olay.
Takdir: Burada kader anlamında, olacakları bilip belirleme/olgunlaştırma anlamına gelen kavram.