Bu patoloji raporu kansere işaret ediyor mu?

bu veriler kansermidir Klinik Ön Tanı: Akciğer CA
DOKU
MAKROSKOBİK
BULGULAR
En büyüğü 1x0,7x0,3 cm boyutta topluca 0,8 cc hacminde gri-krem renkli düzensiz parçalı
dokulardır. T1K
İMMÜNHİSTOKİMYA CK7, CK5/6 ve P40 (+) izlenirken,
NapsinA, CK20 ve TTF-1 (-) saptandı.
KARAR MALİGN EPİTELYAL TÜMÖR METASTAZI
Sol supraklaviküler lenf nodu kayıtlı, operasyon materyali
PATOLOJIK YORUM
Materyal parçalı olarak gönderilmiş olup kesitlerde 1 adet lenf nodunun neredeyse bütününü
kaplayan, çevre yağ ve kas dokuya infiltre dağınık yerleşimli eozonofilik sitoplazmalı, tek hücreli
keratinizasyonu izlenen “Skuamüz Hücreli Karsinom” morfolojisinde tümoral alan mevcuttur.
Başta akciğer olmak üzere sistemik tarama önerilir.
SKRS MORFOLOJI Skuamoz hücreli karsinom, NOS

Verdiğiniz patoloji raporuna dayanarak ana bilgileri özetleyeyim:

  • Klinik ön tanı: Akciğer CA (“CA” tıpta kanser/karsinom anlamında kullanılır).
  • Doku raporu: Sol supraklaviküler lenf noduna ait parçalı doku örneğinde,
  • Morfolojik bulgular: Eozinofilik sitoplazmalı, keratinizasyon gösteren skuamöz hücrelerden oluşan tümör kitlesi saptanmış.
  • İmmünihistokimya: CK7 (+), CK5/6 (+), P40 (+); NapsinA, CK20, TTF-1 (–)
    – Bu bulgular skuamöz (yani yassı epitel) hücreli karsinom ile uyumlu; TTF-1 ve NapsinA gibi akciğer adenokarsinomunda görülen belirteçler negatif çıkmış.
  • Karar: Malign (yani kötü huylu) epitelyal tümör metastazı bulunmuş.
  • Patolojik yorum: “Skuamöz hücreli karsinom” yani yassı hücreli akciğer kanseri morfolojisine uygun bulgu var.

Sonuç

Bu patoloji sonucuna göre, evet, kanser tespit edilmiştir:
Lenf nodunda saptanan bulgu skuamöz hücreli karsinom metastazıdır. Yani başta akciğer olmak üzere birincil (orijinal) yerden bu lenf noduna yayılım (metastaz yapmış) bir kanser dokusu bulunmuştur.

Ne Yapılmalı?

  • Bu tür ciddi raporlar kesinlikle bir göğüs hastalıkları, onkoloji veya ilgili bir uzman doktor tarafından değerlendirilmelidir.
  • Sistemik tarama (başka nerelerde yayılım var mı diye inceleme) ve ileri tetkik gereklidir.
  • Tedavi ve takip planı doktorun genel durumu, ek tetkikleri ve muayene bulgularını birlikte değerlendirmesiyle oluşur.

Sorunuzun yanıtı:
Bulgular kanser (Skuamöz hücreli karsinom) teşhisi ile uyumludur. Ama nihai tedavi ve yaklaşım için kesinlikle bir uzmana başvurulması gerekir.

peki kaçıncı evre oluyor???

Bu rapor, metastaz (yani kanserin lenf noduna yayılması) saptandığını gösteriyor. Ancak kesin evreyi söylemek için bazı ek bilgilere ihtiyaç var:

  • Sadece bir lenf nodunda mı, başka organlara yayılım (ör: kemik, karaciğer, beyin vs.) var mı?
  • Ana (primer) tümörün büyüklüğü ve akciğerdeki yeri
  • Varsa başka tutulumlar (birden fazla lenf nodu, vücudun başka bölgeleri vb.)

Bu raporun ortaya koyduğu şey:
Akciğerde oluşmuş bir skuamöz hücreli karsinomun, sol supraklaviküler lenf noduna metastaz yaptığı.
Supraklaviküler lenf nodu metastazı — yani buradaki kanser saptaması — genellikle en az “evre III” veya çoğunlukla “evre IV” kabul edilir. Çünkü bu lenf nodları, primer tümör bölgesinden uzaktadır ve uzak yayılım gösterebilir.

Ancak:

  • Evre kesinlikle, tüm vücut taramaları ve görüntüleme (PET, BT, MR vb.) ile netleşir.
  • Sadece biyopsi raporu evreyi tam olarak belirlemez.

Normalde bu durumda:

  • Eğer başka organlarda yayılım yok ve sadece supraklaviküler (uzak) lenf nodu tutulmuşsa, bu da “uzak metastaz” sayılır ve klinik olarak genelde “evre IV” (4. evre) anlamına gelir.
  • Ama kesin tanımlama için daha kapsamlı doktor değerlendirmesi şarttır.

Özetle:
Elde edilen patoloji bulgusu, kanserin ileri evresine (çoğunlukla “evre IV”) işaret ediyor olabilir. Ancak kesin evreleme, ek tetkik ve değerlendirme ile mümkün olur.

Her durumda, bu ciddi bir durumdur ve mutlaka onkoloji uzmanında değerlendirilmelidir. Emin olmadan internetten bilgiyle hareket etmemenizi öneririm.

nik Ön Tanı: akc tbc? akc ca?
BİYOPSİ
(ENDOSKOPİK,
EKSİZYONEL,
İNSİZYONEL)
MAKROSKOBİK
BULGULAR
1-Sol akciğer üst lob-lingula ayrım karinasından bronkoskopik biyopsi: 0,1cm den küçük
mukozal doku.T1k
2-Fırçalama sitolojisi: 6 adet hazır yayma PAP,HE,Giemsa boyandı.
3-Bronş lavajı: 40cc kırmızı sıvıdan 4 yayma hazırlandı, PAP,HE,Giemsa boyandı. Kalan
materyalden hücre bloğu yapıldı.
KARAR
1-AKTİF KRONİK İNFLAMASYON GÖSTEREN BRONŞ MUKOZASI
1-Sol akciğer üst lob-lingula ayrım karinasından bronkoskopik biyopsi
2-3-KUŞKULU SİTOLOJİ
2-Fırçalama sitolojisi
3-Bronş lavajı
SKRS MORFOLOJI Neoplazma rastlanmamıştır

buda kansernik Ön Tanı: akc tbc? akc ca?
BİYOPSİ
(ENDOSKOPİK,
EKSİZYONEL,
İNSİZYONEL)
MAKROSKOBİK
BULGULAR
1-Sol akciğer üst lob-lingula ayrım karinasından bronkoskopik biyopsi: 0,1cm den küçük
mukozal doku.T1k
2-Fırçalama sitolojisi: 6 adet hazır yayma PAP,HE,Giemsa boyandı.
3-Bronş lavajı: 40cc kırmızı sıvıdan 4 yayma hazırlandı, PAP,HE,Giemsa boyandı. Kalan
materyalden hücre bloğu yapıldı.
KARAR
1-AKTİF KRONİK İNFLAMASYON GÖSTEREN BRONŞ MUKOZASI
1-Sol akciğer üst lob-lingula ayrım karinasından bronkoskopik biyopsi
2-3-KUŞKULU SİTOLOJİ
2-Fırçalama sitolojisi
3-Bronş lavajı
SKRS MORFOLOJI Neoplazma rastlanmamıştır

Bu yeni verdiğiniz biyopsi ve sitoloji raporlarında, “Neoplazma rastlanmamıştır” ibaresi geçiyor. Yani doğrudan alınan bronkoskopik biyopsi, fırçalama ve bronş lavajı örneklerinde doğrudan kanser hücresi tespit edilmemiş; sadece aktif-kronik iltihabi değişiklikler ve “kuşkulu sitoloji” (yani net olmayan, şüpheli bazı hücresel değişiklikler) rapor edilmiş.

Ne anlama geliyor?

  • Biyopsi ve sitolojide net kanser bulgusu saptanmaması, o örneklerde doğrudan tümör hücresinin görülmediği anlamına gelir.
  • Ancak, ilk verdiğiniz lenf nodu biyopsisinde çok belirgin şekilde kanser (skuamöz hücreli karsinom) saptanmıştı.
  • Akciğer biyopsisinin temiz çıkması bazı durumlarda mümkün; tümör biyopsi alınan yerin dışında kalmış olabilir veya örneğin boyutu ve yeri gereği yeterli dokuya ulaşılamamış olabilir.

Kısacası:
Bu ikinci rapor, “kanser yok” demek değildir. Sadece o biyopsi örneklerinde (alındığı yerlerde) kanserli hücreye rastlanmamış. Fakat lenf nodunda açık ve net kanser bulgusu olduğu için, genel değerlendirme kanser tanısı yönündedir.

Neden böyle çıkabilir?

  • Tümör, bronkoskopinin ulaşamadığı bir yerde olabilir.
  • Biyopsi, kanser dokusuna denk gelmemiş olabilir.
  • Ya da tümör küçük olduğundan örneklenememiştir.

Ne yapılmalı?

  • Bu tür çelişkili veya yerleşimin zor olduğu durumlarda PET-BT gibi ileri görüntüleme yöntemleriyle tüm vücut taraması gerekebilir.
  • Bazen tekrarlayan veya farklı yöntemlerle (örneğin iğne biyopsisi) yeniden biyopsi planlanabilir.
  • Klinik tablo ve ilk lenf nodu biyopsisinde kanıtlanan metastatik kanser varlığı çok önemli; doktorlar genellikle bu bulguya göre tanı ve tedavi planlaması yapar.

Net önerim:
Bu karışık durumu mutlaka bir göğüs hastalıkları veya onkoloji uzmanı ile yüz yüze değerlendirin.
Özetle, son bronkoskopi raporu “bu bölgede kanser hücresi yok” diyor ama genel olarak kanser tanısını dışlamıyor. İlk bulgular hâlâ geçerli ve ciddi.

Ek sorunuz olursa veya anlamadığınız bir yeri yine detaylandırabilirim.

akciğer kanserinde ölünik Ön Tanı: akc tbc? akc ca?
BİYOPSİ
(ENDOSKOPİK,
EKSİZYONEL,
İNSİZYONEL)
MAKROSKOBİK
BULGULAR
1-Sol akciğer üst lob-lingula ayrım karinasından bronkoskopik biyopsi: 0,1cm den küçük
mukozal doku.T1k
2-Fırçalama sitolojisi: 6 adet hazır yayma PAP,HE,Giemsa boyandı.
3-Bronş lavajı: 40cc kırmızı sıvıdan 4 yayma hazırlandı, PAP,HE,Giemsa boyandı. Kalan
materyalden hücre bloğu yapıldı.
KARAR
1-AKTİF KRONİK İNFLAMASYON GÖSTEREN BRONŞ MUKOZASI
1-Sol akciğer üst lob-lingula ayrım karinasından bronkoskopik biyopsi
2-3-KUŞKULU SİTOLOJİ
2-Fırçalama sitolojisi
3-Bronş lavajı
SKRS MORFOLOJI Neoplazma rastlanmamıştır

Ziyneti Teyze,
“Akciğer kanserinde ölüm” veya prognoz (hastalık gidişatı) ile ilgili sorduğunuzu anlıyorum. Öncelikle, tıbben böyle bir durumda moral bozacak kesin ifadelerden uzak durmak gerekir, çünkü her hastanın hastalığı, genel durumu, yaşı, tedaviye yanıtı çok farklı olabilir.

Senaryo şöyle:

  • Önceki lenf nodu biyopsisinde “skuamöz hücreli karsinom” teşhisi konulmuştu (yani kanserin başka dokuya yayılmış hali).
  • Akciğerde yapılan yeni biyopsilerde ise kanserli hücre bulunmamış, fakat bu kesin olarak kanser yok demek olmuyor; çünkü kanser odağı örneklenen alana denk gelmemiş olabilir.

Şimdi, “akciğer kanserinde ölüm olur mu, ne zaman olur” gibi bir soru hem etik olarak hem de tıbben uzaktan kimsenin net cevap verebileceği bir şey değildir. Ama genel bilgiler üzerinden özetleyeyim:

Akciğer kanseri ve yaşam süresi hakkında:

  • Akciğer kanserinde, özellikle ileri evrede (metastatik, yani yayılmış durumda) ortalama yaşam süresi istatistiksel olarak azalır.
  • Ancak, bu sadece "ortalama"dır. Bazı hastalar yıllarca yaşayabilir ve iyi yanıt alabilir, bazı hastalarda hastalık daha hızla ilerleyebilir.
  • Modern tıp imkanları ve kişiye uygun tedavi sayesinde, yaşam süresi ve konforu artırmak mümkündür.
  • Akciğer kanseri türüne, yayılım derecesine, hastanın genel durumuna, tedaviye yanıtına, ek hastalıklarına göre gerçek prognoz değişir.

Buradaki kritik noktalar şunlardır:

  1. Prognoz (yaşam beklentisi) hastadan hastaya farklıdır, kimse kesin bir süre veremez.
  2. Hekimler, bu tür bilgileri hem klinik bulgular hem de tedaviye yanıt üzerinden takip ederek tahmin eder.
  3. Moraliniz ve yakınlarınızın desteği, tedaviye uyum ve kaliteli yaşam açısından çok önemli.

Net tavsiyem:
Bu konudaki en doğru bilgiyi sizi takip eden göğüs hastalıkları veya onkoloji uzmanı verebilir. Akciğer kanseri ciddi bir hastalıktır ama modern tıpta tedavi olanakları sürekli gelişmektedir.
Endişelerinizi ve aklınızdaki tüm soruları doktorunuzla açıkça konuşmaktan çekinmeyin. Dilerseniz, prognoz ve tedavi seçenekleriyle ilgili sormak istediklerinizi de yazabilirsiniz.

Geçmiş olsun, daha ayrıntılı sormak isterseniz buradayım.

peki tedavi şansı var mı

Ziyneti Teyze,
“Akciğer kanserinde tedavi şansı var mı?” sorunuz çok önemli ve doğal bir kaygı. Kısa yanıt: Evet, tedavi şansı her zaman vardır! Hatta ileri evre olsa bile, tıbbi ilerlemeler sayesinde hastaların yaşam süresi ve kalitesi artırılabiliyor.

Aşağıda temel noktaları özetliyorum:


1. Tedavi seçenekleri neler?

  • Kemoterapi: İleri evrelerde en sık uygulanan sistemik (tüm vücuda etkili) ilaç tedavisidir.
  • Radyoterapi: Özellikle yayılım kısıtlı bölgeler için ya da şikâyetleri azaltmak için uygulanabilir.
  • Hedefe yönelik tedaviler: Tümörün bazı genetik özellikleri varsa, özel ilaçlarla (akıllı ilaçlar) tedavi mümkündür. Bunun için tümör dokusunun genetik test edilmesi gerekebilir.
  • İmmünoterapi: Bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserle savaşmayı hedefleyen yeni tedavi yöntemidir; birçok hastada önemli yarar sağlıyor.
  • Destek tedavileri: Semptomların azaltılması ve yaşam kalitesinin artırılması için çeşitli destekler uygulanır.

2. Tam iyileşme (kür) mümkün mü?

  • İleri evre (metastaz yapmış) akciğer kanserinde tam iyileşme nadir olsa da, birçok hastada tedaviyle hastalık kontrol altında tutulabilir, yaşam süresi ve yaşam kalitesi uzatılabilir.
  • Bazı hastalar uzun süreler iyi gidebilir, şikâyetleri azalabilir veya stabil kalabilir; bazen mevcut tedavi protokollerinden önemli fayda görülebilir.

3. Neden umudu kaybetmemeli?

  • Son yıllarda kanser tedavisinde çok büyük gelişmeler yaşanıyor.
  • Doktorlar tedaviyi her hastanın yaşına, genel durumuna ve tümörün özelliklerine göre kişiselleştirir.
  • Amaç hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırmaktır.

Ne yapmalısınız?

  • Bu raporlarla birlikte bir onkoloji uzmanına başvurun. Sizin duruma özgü tedavi planını en iyi onlar oluşturacaktır.
  • Gerekirse genetik testler veya ileri görüntülemeler de istenebilir.
  • Sorularınızı ve endişelerinizi çekinmeden doktorunuza iletin.

Özet:
Akciğer kanserinde, özellikle ileri evrede bile, tedavi ve yaşam kalitesi artıracak yöntemler mevcuttur. Hiçbir zaman “umutsuz” bir tablo olarak düşünülmemeli! Lütfen bu süreci bir uzmanla birlikte yürütün; moral ve destek de en az tıbbi tedavi kadar önemlidir.

Başka sorunuz olursa tekrar yardımcı olabilirim. Geçmiş olsun.

çok ama çok halsiz yerinden kalkamıyor bu neden olur

Ziyneti Teyze’nin “çok ama çok halsiz, yerinden kalkamıyor, bu neden olur?” sorusu, mevcut kanser durumu ve tedavi planı sürecindeki bir kişi için önemli ve zaman zaman karşılaşılan bir durumdur.

Bu kadar belirgin halsizlik ve yorgunluk nedenlerine özetle bakalım:


Muhtemel Sebepler:

  1. Kanserin Kendisi:
    İleri evre (yayılmış/metastatik) kanserlerde vücut yoğun şekilde enerji kaybedebilir, bağışıklık sistemi zayıflayabilir, iştahsızlık ve kilo kaybı yaşanabilir; bunların hepsi halsizliğe yol açar.

  2. Kansızlık (Anemi):
    Kan değerleri düşerse (örneğin hemoglobin azaldıysa) ciddi halsizlik, çabuk yorulma, yataktan kalkamama olabilir.

  3. Beslenme Yetersizliği:
    Uzun süredir iştahsızlık ya da yeterli beslenememek halsizliği artırır.

  4. İleri Evre Hastalıkta Organ Fonksiyon Bozulması:
    Karaciğer-böbrek gibi organlar etkilenirse, halsizlik ağırlaşabilir.

  5. Enfeksiyon veya Ek Bir Hastalık:
    Akciğer enfeksiyonu gibi ek hastalıklar hem halsizliğe, hem de genel durumu kötüleştirebilir.

  6. Tedaviye Bağlı Etkiler:
    Kemoterapi, radyoterapi veya diğer bazı ilaçlar da halsizlik yapabilir.


Ne Yapmalı?

  • Mutlaka doktorunuza haber verin:
    Özellikle bu kadar ağır halsizlik yeni başladıysa ya da giderek artıyorsa, bazen acil müdahale gerekebilir (örneğin ciddi kansızlık, enfeksiyon, elektrolit bozukluğu vb. durumlarda).
  • Basit kan tahlili ve muayene ile neden netleştirilebilir.
  • Acil belirtiler (nefes darlığı, bayılma, dudakta morarma, bilinç bulanıklığı vb.) varsa hemen bir sağlık kuruluşuna başvurun.

Özet:
Bu şiddette halsizlik çoklu sebebe bağlı olabilir (kanser, kansızlık, beslenme, enfeksiyon, tedavi yan etkisi). Net sebebin bulunması ve gerekirse müdahale edilmesi için acilen doktorunuza ulaşın.

Sorularınızı detaylandırmak isterseniz veya raporlarınızda anlamadığınız başka ifadeler olursa yardımcı olabilirim. Geçmiş olsun.

TEŞEKKÜR :heart:

Rica ederiz Ziyneti Teyze,
Her zaman sorularınızı sorabilirsiniz. Kafanıza takılan başka bir nokta olursa yazmaktan çekinmeyin; size yardımcı olmaktan memnuniyet duyarım. Hastanıza şifa, size güç diliyorum. Geçmiş olsun.

aklıma takılan ise , akciğer kanseri olmadan lenf kanseri olurmu..

Ziyneti Teyze, önemli ve kafa karıştırıcı bir konuya değindiniz.
Sorunuzun net cevabı: Evet, akciğer kanseri olmadan da lenf kanseri (lenfoma) olabilir. Ama bu, sizin gönderdiğiniz önceki raporlardaki “skuamöz hücreli karsinom metastazı” tabiriyle karıştırılmamalı.

Kısa açıklama:

  • Lenf kanseri (lenfoma): Lenf bezlerinden (lenf nodu) veya bağışıklık sistemi hücrelerinden köken alan kanser türüdür. Lenfomalar doğrudan lenf nodundan çıkarlar; bunlar “lenfomadır” ve genellikle başka bir organ kanseriyle bağlantılı değildir.
  • Metastatik kanser: Bazen başka bir organdan (örneğin akciğer, meme, mide vs.) kaynaklanan kanserler lenf noduna yayılabilir. Buna “metastaz” denir ve o durumda, lenf nodunda bulunan tümör aslında başka organdan çıkmıştır.
  • Sizin raporunuzda neydi? Lenf nodunda “skuamöz hücreli karsinom” tanımlanmış. Bu, lenf bezi kanserinden (lenfomadan) farklıdır! Buradaki bulgu, lenf nodunda ortaya çıkan hücrelerin “epitelyal” yani başka organdan gelen ve oraya sıçramış (ör: akciğer kaynaklı) bir kanser olduğunu gösteriyor.

Yani, lenf nodunda iki türlü kanser olabilir:

  1. Lenfoma: Lenf nodunun kendi kanseri.
  2. Metastatik tümör: Başka organın kanseri lenfe sıçramış.

Sizin gönderdiğiniz raporlar; “başka bir yerden (büyük ihtimalle akciğerden) lenf noduna sıçramış skuamöz hücreli karsinom” tanısını destekliyor.
Eğer lenfomadan şüphe edilseydi, patoloji raporunda farklı terimler (örneğin “lenfoma”, “Hodgkin”, “non-Hodgkin” gibi) yazardı.

Kafanız karıştıysa veya raporda anlamadığınız başka ifade varsa, örneği tekrar gönderebilirsiniz.

Özet:
Evet, akciğer kanseri olmadan da lenfoma (lenf kanseri) olur.
Ama sizin tanımınız şu an için “başka yerden lenflere sıçramış (metastatik) skuamöz hücreli karsinom”u gösteriyor; bu, lenfoma değildir.

Aklınıza takılanı netleştirmek için yardıma devam edebilirim. Geçmiş olsun.

peki ses telleri bu nedenle felç olur mu

Ziyneti Teyze, sorduğunuz “peki ses telleri bu nedenle felç olur mu?” sorusu, akciğer kanseri ve lenf nodu metastazlarında gerçekten önemli bir konu.

Cevabım net:
Evet, akciğere ait (özellikle sol üst lob civarındaki) veya o bölgedeki lenf nodlarına yayılmış kanser, bazı kişide ses teli felcine yol açabilir.

Neden?
Ses tellerini (özellikle sol taraftakini) çalıştıran ana sinir, "n. rekürren larengeal sinir"dir. Bu sinir, göğüs boşluğundan geçerken akciğer ve ana atardamarların yakınından dolaşır. Özellikle sol tarafta, kalbin ve ana damarların altından geçerek boyuna ulaşır.

Eğer:

  • Akciğerin o bölgesinde veya mediastende (akciğerler arasındaki boşlukta),
  • Ya da sol supraklaviküler lenf nodunda kanser/metastaz varsa,
    Bu sinir basıya uğrayabilir, hasar görebilir.

Sonuç:
Sinir çalışmayınca, aynı taraftaki ses teli (en sık sol) felç olur. Bunun adı "ses teli paralizisi"dir.

Belirtileri:

  • Seste kısıklık, çatallaşma
  • Konuşmada zayıflık
  • Yutarken boğaza kaçma hissi

Kısacası:

  • Akciğer tümörü ya da lenf nodu metastazı, özellikle sol tarafta, ses telini hareket ettiren siniri etkileyerek ses teli felcine yol açabilir.
  • Bu ispatlanırsa (KBB doktorunun yaptığı laringoskopi ile), genellikle tümörün yeri/evresi açısından da önemli bir bulgudur.

Eğer böyle bir sorun/şikâyet mevcutsa bunu mutlaka doktorunuza bildirmeniz gerekir.
Daha fazla açıklama isterseniz detaylandırabilirim. Geçmiş olsun.

lenf kanseri neden olur?

Ziyneti Teyze,
“Lenf kanseri (lenfoma) neden olur?” sorunuz çok yerinde ve sık merak edilen bir konudur.

Lenf kanseri (Lenfoma) nedir, neden olur?

Lenfoma, vücudumuzun savunma sistemi olan lenf bezleri ve lenfosit adlı beyaz kan hücrelerinden (bağışıklık hücrelerinden) gelişen bir kanser türüdür.
Lenfoma oluşumunun tek bir nedeni yoktur; çoğu zaman net bir sebep de bulunamayabilir. Ancak bazı risk artırıcı faktörler ve nedenler şunlardır:


1. Bağışıklık Sistemi Bozuklukları:

  • Doğuştan ya da sonradan gelişen bağışıklık eksiklikleri (ör. HIV/AIDS gibi hastalıklar, organ nakli sonrası bağışıklık baskılayıcı ilaçlar)
  • Otoimmün hastalıklar (vücudun kendi dokularına saldırdığı hastalıklar)

2. Bazı Enfeksiyonlar:

  • Özellikle bazı virüsler ve bakteriler risk oluşturabilir.
    • Epstein-Barr virüsü (EBV): Özellikle bazı lenfoma türlerinde rol oynayabilir.
    • Hepatit C, HIV, HTLV-1 virüsleri
    • Helicobacter pylori (özellikle mide lenfomasında)

3. Genetik ve Kalıtsal Faktörler:

  • Ailede lenfoma/hodgkin hastalığı öyküsü
  • Bazı genetik sendromlar

4. Radyasyon ve Kimyasal Maddeler:

  • Yoğun radyasyona maruz kalmak
  • Bazı böcek ilaçları, pestisitler, kimyasallar

5. Diğer Nedenler ve Bilinmeyenler:

  • Çoğu lenfoma hastasında belirgin bir sebep bulunmaz.
  • Yaş ilerledikçe risk artar.
  • Erkeklerde kadınlara göre biraz daha sık olabilir.

Özet olarak:
Lenfoma—çoğunlukla “neden oldu” diye suçlanacak tek bir sebep yoktur. Birçok etkenin bir araya gelmesiyle oluşur ve çoğu vakada kesin sebep bulunamayabilir.
Bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar, bazı enfeksiyonlar ve genetik yatkınlık riski artırabilir; ancak sağlıklı kişilerde de görülebilir.

Bu sorunuz varsa, “ailemde vardı, bende de olur mu?” veya “korunmak için ne yapabilirim?” gibi ayrıntıya inerseniz, onları da açıklayabilirim.

Daha fazla açıklama veya belirli risk faktörleriyle ilgili bilgi isterseniz yazabilirsiniz. Geçmiş olsun.