aşağıdakilerden hangi tıbbi tedavi yaklaşımının temel sayıltılarından birisi değil?
A- Öğrenmenin ortaya çıkması için pekiştirmek gereklidir.
B- anlamlandırma ve yorumlama sürecini öğrenmeyi etkiler
C- öğrenme oyunlarını aktif olarak sürdürme zorunluluğunu öğrenme, gelişmenin ortaya çıkması çıkmaz.
D- ön bilgiler ve terapi teknikleri öğrenmeyi etkiler.
E- birey, maruz kaldığı olaylara kendisi anlam verir ve yorumlar.
Doğru cevap: A şıkkı
“A- Öğrenmenin ortaya çıkması için pekiştirmek gereklidir.”
ifadesi bilişsel (kognitif) / bilişsel-davranışçı terapi yaklaşımlarının temel sayıltılarından biri değildir; bu daha çok davranışçı yaklaşımın temel varsayımıdır.
Sorudaki diğer şıklar, bilişsel temelli tedavi yaklaşımlarının (özellikle Beck’in Bilişsel Terapisi, Ellis’in Akılcı Duygusal Davranışçı Terapisi vb.) temel sayıltılarıyla uyumludur.
Şıkları Tek Tek İnceleyelim
A) Öğrenmenin ortaya çıkması için pekiştirmek gereklidir.
- Bu, klasik davranışçı yaklaşımın temel kabulüdür.
- Davranışçı modele göre:
- İstenilen davranış = pekiştireç verilirse güçlenir,
- Pekiştirme yoksa davranış zayıflar.
- Bilişsel terapiler ise, davranışı içsel süreçler (düşünceler, yorumlar, inançlar) üzerinden açıklar; sadece pekiştirmeye indirgemez.
- Bu yüzden bu ifade, bilişsel temelli tıbbi/psikoterapötik yaklaşımların temel sayıltısı değildir.
Bu nedenle sorunun doğru cevabı A’dır.
B) Anlamlandırma ve yorumlama süreci öğrenmeyi etkiler.
- Bilişsel yaklaşımlar için temel bir sayıltıdır.
- Kişinin bir olaya nasıl anlam verdiği, nasıl yorumladığı, onun:
- Ne öğrendiğini,
- Nasıl hissettiğini,
- Nasıl davranacağını belirler.
- Örneğin, “Bu sınavda başarısız olursam ben değersizim.” şeklindeki bir yorum, kaygı ve kaçınma davranışını artırır.
Bu, bilişsel temelli terapilerin tam kalbinde olan bir prensip, bu yüzden doğru bir temel sayıltıdır.
C) Öğrenme, organizmanın çevresiyle etkileşimini aktif olarak sürdürme zorunluluğunu içerir.
(Metin biraz bozuk ama mantığı şöyle:
“Öğrenme, organizmanın çevresiyle etkileşimini aktif olarak sürdürme zorunluluğunu içerir / öğrenme ve gelişme bununla ortaya çıkar.” gibi.)
- Bilişsel ve sosyal bilişsel yaklaşımlara göre birey:
- Pasif değil, aktif bir işlemleyicidir.
- Çevreden gelen uyarıları seçer, düzenler, yorumlar, anlamlandırır.
- Yani öğrenme, sadece dıştan gelen uyarıcının “yapışması” değildir; organizmanın aktif etkileşimi gerekir.
Bu nedenle, bu ifade bilişsel/sosyal-bilişsel yaklaşımın temel sayıltılarıyla uyumludur.
D) Ön bilgiler ve terapi teknikleri öğrenmeyi etkiler.
- Bilişsel yaklaşımlar, ön bilgilerin (şemalar, temel inançlar, eski deneyimler) yeni bilgiyi:
- Nasıl algıladığımızı,
- Nasıl hatırladığımızı,
- Nasıl yorumladığımızı belirlediğini söyler.
- Terapi sürecinde kullanılan teknikler (örneğin yeniden yapılandırma, maruz bırakma, ev ödevleri) de öğrenmeyi etkiler.
- Yani:
- Danışanın geçmişteki bilişsel şemaları +
- Terapi sırasında kullanılan teknikler
birlikte öğrenme ve değişimi etkiler.
Bu da bilişsel terapinin temel kabulüyle uyumlu bir ifadedir.
E) Birey, maruz kaldığı olaylara kendisi anlam verir ve yorumlar.
- Bilişsel yaklaşımın belki de en temel cümlesi budur.
- Olayların kendisi değil, bireyin:
- O olayları nasıl algıladığı,
- Nasıl yorumladığı,
- Onlara ne anlam verdiği önemlidir.
- Örneğin:
- Aynı sınav sonucu bir kişi için “Felaket”, diğeri için “Ders çıkarma fırsatı” olabilir; duygusal sonuçları da buna göre değişir.
Bu da çok net şekilde bilişsel yaklaşımın temel sayıltısıdır.
Özet:
- Davranışçı yaklaşım:
- Öğrenme = pekiştirme + tekrar + koşullanma
- Dıştan gelen uyarıcı ve pekiştireçler merkezdedir.
- Bilişsel / Bilişsel-Davranışçı yaklaşım:
- Öğrenme ve duygu = anlam verme + yorumlama + inançlar + şemalar
- Kişinin içsel süreçleri ve aktif anlamlandırması merkezdedir.
Bu yüzden:
- Temel sayıltılardan biri OLMAYAN (yani sorunun doğru cevabı)
➝ A şıkkıdır: “Öğrenmenin ortaya çıkması için pekiştirmek gereklidir.”
TERİMLER:
Bilişsel yaklaşım: Davranış ve duyguları, bireyin düşünceleri, inançları, yorumları üzerinden açıklayan psikolojik yaklaşım.
Davranışçı yaklaşım: Öğrenmeyi gözlenebilir davranış değişiklikleri, pekiştirme, ceza ve koşullanma üzerinden açıklayan yaklaşım.
Pekiştirme: Bir davranışın tekrar edilme olasılığını artıran ödül veya sonuç.